Sokaktan Eve Hikayeleri 2 – Gökçe Bayındır

Sokaktan Eve Hikayeleri 2 – Gökçe Bayındır

”İki buçuk sene önce evde bir minik dostumuz olsun diyerek bir kedi sahiplenmeye karar verdik. Şimdiye kadar hayvanları severdim ama hep uzaktan. Bir kediyi kucaklamaktan bile korkardım. Sahipleneceğimiz kedinin özelliklerini belirledim kendimce. En az 2 aylık,siyah-beyaz,pofuduk kendini sevdiren bir kedi olmalıydı. Onlarca ilan taradım,bir sürü bilgi edindim. Bu arada bakış açım yavaş yavaş değişmeye başladı. İlana koyduğu bir kedi için ulaştığım bir bayan bana kızımın fotoğrafını attı. Arkadaşının mamak çöplüğünden bulduğunu, şu anda istif evinde buz gibi bir odada durduğunu söyledi. “Sahipleneceksen alacağım evime” diyerek beni sürekli sıkıştırıyordu bu arada. Benim istediğim kedi böyle değildi ama. Öylesine tereddütlerim,gel-gitlerimin sonunda “alın evinize, gelip alacağım sizden” dedim. Gittiğimde onun uzaktan titremesini görünce benim de yüreğim titredi adeta o an. Haftalarca saklandı bizden, çok zor güvendi. Hala da korkuları devam ediyor. Bir sürü veteriner gezdik. Bir sürü, ilaç tedavi vs. Maalesef gözünü kurtaramadık. Hiç de düşünmediğim şekilde engelli, ürkek, tekir ve asla kendini sevdirmeyen bir kedim olmuştu. Ama iyi ki olmuştu. Biz onun ikinci gözü olduk, o bizim kalp gözümüz oldu. Sokaktaki masum canların hislerinden, acılarından, muhtaçlığından haberdar etti bizi. En önemlisi vicdanımızı, merhametimizi hatırlattı. Artık yanımda kedi köpek maması olmadan evden çıkamıyorum. Hasta bir hayvan gördüğümde ben de ızdırap duyuyorum. Eskiden olduğu gibi “ay yazık” deyip yanından geçip gidemiyorum. İyi ki o kadın seni bana zorla verdi, iyi ki benim kızım oldun minik meleğim Zeze’m”

 

No Comments

Comments are closed.